içinde martı olmayan ama ortak noktası ancak martı olabilecek öyküleri bilir misiniz?
(fotoğraf: April)
(fotoğraf: April)
Uçakla İstanbul'a inerken, tam da tekerlekler yere değdiği için uyandığım anlarda bir anons yapılır: "Yurtiçi ve yurtdışına aktarmalı uçacak yolcularımız için kapı numaraları; Londra 202, Bakü 206, Cidde 302, Frankfurt 304..." Bazen gidip valeye ödeme yapmak, trafiğe bakmak ve baksam da bakmasam da orada olacak olan trafiğe girmek yerine uçaktan inip dış hatlar terminaline gitmek ve "ben gitmek istiyorum" demek geliyor içimden.
Bundan daha olası olanı; her sabah Ortaköy'deki çaycı/okeyci/gözlemecilerin önünden geçerken oradaki hanutçulara yüz vermek. Hiçbir noktalama işareti olmayan bir paragrafı tekrarlar gibi "buyrun terasımız var çay kahve sıcak sahlep gözleme tost..." diyen o adamları duymazdan gelmek veya "işe gidiyoruz" deyip susturmak yerine, "ha? peki." deyip gidip oturmak ve denize karşı sabah çayı içmek istiyorum, kitabımı okumak istiyorum, sonra da oradan kalkıp Beşiktaş'a yürümek ve sonra da, eve dönüp uyumak istiyorum.
İsyan isyan.
1 yazmadan duramayan var!:
offfffffff bitirdin beni
ldn da 202 volur hep ciddende. operim yamiii mucu
Yorum Gönder