... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

bak çayım sigaram, her şeyim tamam

Sabah 6, alarm çalıyor, kalkıyorum, hazırlanıp çıkıyorum evden. Neredeyim? Çin Seddi gibi bir yerdeyim sanki, veya Şah Mahallesi'nden Amasra'ya iniyorum gibi uzun bir yokuştayım ve önüm, uçsuz bucaksız açık. Aşağıda deniz var mı onu hatırlamıyorum ama ufuk çizgisi olduğu kesin. Yokuşun yarısında durup manzaraya bakarken biri omzuma dokunuyor, bakıyorum eski sevgilim. Havadan sudan ve saçmasapan konuşuyoruz normalde yaptığımız gibi ve ayrılıyoruz, o yukarı, ben aşağı devam... Bir kasaba gibi yere, Erdal Bakkal gibi bir dükkanın önüne geliyorum, sabahın bu saatinde mutlaka ve umarım çay vardır buralarda diyerek bir çay istiyorum demli, "çay olmaz mı", koyup veriyorlar. Bir şeker atıyorum ince belli bardağa ve kırmızı beyaz desenli çay tabağını da alıp ilerliyorum Barbaros Hayrettin Parkı'na doğru. İşte burayı biliyorum, kesin Beşiktaş sahildeki park bu. Banklar boş, gökyüzü en güzel renginde, hava "mevsimlik", yani ceket-fular, çık öyle. Ben neden bu saatte kalktım, hatırlamıyorum, bir işim olsa gerekti ama işim olduğu için erken kalktığım her sabah gibi yine başka şeylerle uğraşırken zaman geçiyor. Tevekkeli değil, çay ve sigara içmek ve bir bankta boş boş oturmak dışında bir şey yapmıyorum. Sonra çay bardağını geri götürüp kulübeden bozma büfeye, yerde gördüğüm bir 5 ya da 10 kuruşu alıyorum, kafadaki küçük hesapçı yine çayın ne kadarını bedavaya getirdiğimi hesaplıyor. O esnada yerde bir taburenin ayağının yanında üst üste duran bir sürü bozuk para ve üstünde de markalar görüyorum: koyu lacivert çay markaları. Adam bana bunlardan vermemişti, diyorum, sonra gülüyorum, bir tek ben varım zaten, markaya ne hacet? O paraları alsam alırım ama, almıyorum. Çaycının benden çok ihtiyacı vardır.

Arkamı dönüyorum büfeye ve o an uyanıyorum.

Bana kalırsa, eksik bir şey yok bu rüyada. Bak, çayım sigaram, her şeyim tamam. Hem, ne zaman bir duraktan kalkacak dolmuştan bahsetsek, benim aklıma Beşiktaş iskelesi gelir. Kadıköy'deki Beşiktaş iskelesi değil efendim, öyle saçma şey mi olur yahu...


(10 Ocak 2012 gecesi, İstanbul)
Foto.

0 yazmadan duramayan var!:

Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!