Daha çok gülmek isteyenler için: jJj JEDI OCAKLARI jJj
"balondan dost olmaz" isimli fotoğraf çalışması, gettyimages'dan
Ne olduğunu hiç bilmiyorum, "biz artık konuşmasak daha iyi olacak" dediğinde ona sordum, sordum, sordum; yanıt alamayınca kimseye sormadım galiba bir daha. O kavgalar neden oldu, kim neyi yanlış anladı, ben bir hata yaptım mı, hiç bilmiyorum. Sadece, benimle birlikte tüm bir sınıf yok sayıldığına göre hata bende değil herhalde, diye tahmin yürütebiliyorum.
Çok kafa yordum, üzüldüm, ağladım zamanında. Bir süre, nasılsa barışacağız, mümkün mü böyle bir şey dedim, olmadı. Sonra ya barışırsak diye senaryolar yazdım, olmadı.
Şimdi sakin kafayla geriye baktığımda bana sadece bir korku kalmış diyorum. Kaybetme korkusu.
İşte o korkumun sebebi bu adam.
Her şey karmakarışık, her şeyi birbirinin içinde hissediyorum, kendimi özdeşleştirdiğim, o olmuşum dediğim adamlar bende "aman yarabbi!" etkisi yapıyor, korkuyorum; bildiğin korkuyorum, gittikçe daha sakin olmak isterken daha huzursuz oluyorum.
Artık aram bozulmasın kimseyle istiyorum. Böyle, şu an hayatımdaki adamlar bana hiç kızıp darılmasınlar, ben herkese takdire şayan bir hoşgörüyle yaklaşayım... Giderek daha asabi oluyorum belki, ama asabiyetimi benimle birlikte, benim bir kusurum, uzantım -ya da her neyse- kabul eden adamlar artıyor çevremde sanki ve ben onların hep artmasını istiyorum. Sadece onların...
İstiyorum.
Bir şeyleri düzeltmiş olmak dinlendiriyor beni; bir şeyin, bir ismin üstünü çizmek güzeldir bazen.
Çok anlatmak, çok çok yazmak istiyorum; bu içinde bulunduğum huzursuzluk yüzünden (yoksa sayesinde mi demeli) oluyor bu, biliyorum. Dibe batışımdan kohezyon kuvvetiyle yazı çekiyorum ama her yazıyla beraber, bir miktar karın ağrısı da çekiyorum.
Korkuyorum, bildiğin; yalan olmaktan korkuyorum; bencil olmaktan ama daha çok bencil olamamaktan korkuyorum; ölmekten ama daha çok yalnız, daha da çok yalnızlıktan ölmekten korkuyorum.
Korkuyorum, bildiğin korkuyorum; korkum bana gecenin bir yarısı yüzümü yıkatıp sokağa döküyor; uyutmuyor beni bu araf, yattığım vakitte gece lambası yakmam bile gerekmiyor.
Ben uyumaya çalışıyorum, bir dudak hissediyorum alnımda, boynumda bir el, kulağımda bir fısıltı ama hiçbiri uyandığımda orada olmayacak olan, biliyorum, uyumaya devam etmeye çalışıyorum işte, ama biri bana uyan artık diyor,
uyan...
artık,
uyan. ♪ 04:55-...
Dün gece ilk kez, korktum. Bildiğin korktum yahu. Kalkıp gece lambasını yaktım ilk defa. Dışarıdan, yukarıdan, buzdolabından gelen tıkırtıları dinledim, acaba evde fare mi var dedim, kedidir kedi dedim, kalkıp kapıları kilitlediğimi tasdik ettim kendi kendime,