... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

ruh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ruh etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

(burun sıkılı) bellatrix terastan bildiriyor

Hani yemek yerken, koridorda yanından geçerken filan hiç dikkat etmediğin, işin düşmediği sürece adını öğrenmeye tenezzül etmediğin adam var ya. Hah işte, o adam çıkıp krallar gibi şarkı söyleyince "aaaa bunun adı ne?" diye fısıldaşmalar başlar... İşte biz bugün bunu yaşadık.

Büyük bir ikiyüzlülük gibi görünse de aslında bir nevi ye kürküm ye durumu bu; nasıl bir kız süklüm püklüm kıyafetlerle zerre dikkat çekmezken süslendiğinde iltifata boğuluyorsa, tipi dikkat çekmeyen adamın da bir şeyi ön plana çıkıp dikkat çekebiliyor işte. Para olur bu, kafası olur, sesi olur; birileri adamın omzuna göbeğine filan bakıyormuş ne bileyim, öyle kafalar da var.

Yani yaş kaç olursa olsun, sahilde kızlara Akdeniz akşamları'nı çalmak için gitar öğrenmeye başlayan erkek bu işin ekmeğini her yaşta yiyor. İstediğimiz kadar dalga geçelim, gerçek bu.

Neyse, ilginç bir öğle yemeği yaşadık bugün, tam denetime denk gelmesi bizim açımızdan daha da ilginç oldu; denetçilerimiz ellerinde dondurma külahlarıyla salınırken biz de Circus tarzı/Paparazzi kafası şarkılar çalıp söyleyen gruba eşlik ettik. Son dakikada bize bi kazık atıp "güllerin içinden" söylettiler sesinin güzelliğiyle şirkete nam salan bir kadına; konsepte hiç uymadı ama napıcan işte, korprıt yalakalık. Eskiden az da olsa alkol olurdu bu tip partilerde, bu sefer eksikliğini hissetmedim diyemem. Paramız yok sanırım, ben bilmem beyim bilir.

Yok abi, bu şarkıyla bitmesin diye bi daha-bi daha yaptık, bise çıktı adamlar, One söylediler beni kalbimden vurarak ama ne yazık ki U2'ya daha yakındı söyleyişleri. O kadar kötü ki bu yorum, prozodi o kadar bozuk ki, eşlik dahi edemiyor insan.

Ve ben telefonu elime alıp alıp kenara koymaktansa, en azından twitter'a bağlanıyorum artık. Ruh eşim bir küçüktür, bir de büyüktür işareti arasında saklı bir kod; şarkıların bir anlamı yok, anlam kondurmak nafile.

Bugün güzel bir gün efendim, sevgilerimle.

(21 Eylül 2010, Ortaköy)

Doğumgünün bi de burdan kutlu olsun Moris! :)

Ruhum

Yalnız yatıyor kız iki kişilik bir yatağın kendine ayırdığı tarafında. Öbür taraf hep boş, ne olur ne olmaz. Çok zor uyudu bu gece, hızla uyumak için kendini telkin edişleri veya içtiği sigara veya kirpiğinin son damlasına kadar yatmaması da işe yaramadı, bu gece özellikle yalnız bir gece.

Bazen insan, keşke düşündüğüm iş olsa, der kendi kendine. İş, insanın karnını gondolun tepesinden aşağı bırakılırcasına ağrıtmaz hiçbir zaman (başka türlü ağrıtır).

Uyudu ya sonunda, bir sürü rüya görüyor ama hiçbirini hatırlamayacağını daha rüyadayken biliyor; zaten hatırlasa ayıkken daha mutsuz olacak, ne güzel rüyalar çünkü onlar öyle! Hatırlamayacak ama en yakın arkadaşına anlatırken rüyalarını "bağlandığı ağaç dalı, benim göremeyeceğim kadar yukarıda olan bir salıncakta yavaş, kararlı ve inanılmaz özgür, gidip gelmek gibi" diye benzetme yapacak (teşbihte hata olmaz).

Bir kıpırdanma hissediyor yanında, gözünü açıyor kız. O, burada! Ama kalkıyor yanından, neden ki, ben niye hissetmedim yatarken, o kadar mı dalmıştım salıncağıma ya da her neyse?

Tutuyor bileğinden, bir saniye daha geç kalsa yataktan değil, hayatından kaybolacakmış gibi tutuyor, şefkatle, ihtiyaçla.

_ Ne zaman geldin ruhum,
diyor,
_ görmedim seni.

(16 Mayıs 2010, Nişantaşı)
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!