... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

iç sesler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
iç sesler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ardeur de la Vie

Yaşamın, diyor, şulesi.
Yaşamın şulesi, diyor.

Şinanarinarinay narinaynirinay demiyor (iyi ki).



İnsanın kendini içinde (gerçekten) buluverdiği şarkılar o kadar az ki.

you're gonna wish you / never had met me

Adele'in en çok "Rolling in the Deep"ini seviyorum. Bıkmadan dinleyebilirim üst üste, defalarca. Ritim, güç, sözlerin iğneleyiciliği, bir de benim o çok sevdiğim iç sesleri şarkının - tabi severim ve pıtır pıtır masa altı dansı yaparken bağıra çağıra eşlik etmemek için de kendimi zor tutarım!

Michael Jackson kliplerinden fazla izlenmiş olmasına şaşırmıyorum.



Bir de, kadındaki şu surata bak allasen. Şahane bence.

Happy Ending, indeed.

little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love

Bir insanın arkadaştan iyi arkadaşa, çok iyi arkadaşa, sonra dosta döndüğü an böyle kesin sınırlarla belli olmaz çoğu zaman. Tanışılan zaman hatırlanır ama "o an"ların çetelesi tutulmaz çoğunlukla. Benim gibi çöp beyinliler bile yapmaz bunu.

Bu gece, yani 29 Mayıs 2010 gecesi saat 23:29'da Vec bir telefon etti, o konuşmadı, ben dinledim dakikalar boyunca ve biz bir eşik atladık; Küçükçiftlik Parkı'yla beraber tüm dünya duymuş olabilir bu eşiği, duymayanlara da ben buradan duyuruyorum:

Bir şarkıya bağıra çağıra eşlik etmesini istedim Vec'den benim için, benim Freshtival'e gidecek halim ve zamanım olmadığından... Gideceğini bildiğim herkesten istediğim gibi istedim.

Güven, böyle şahane, böyle rengarenk bir his işte!

little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love little bit of love

Mutfakta biri mi var?

Sibelalaş'ın Adam adlı çok sevdiğim şarkısını şahane bir şekilde yanlış anladım yıllar boyu: "Sevip de söyleyemediğim şarkılar var / İç sesini asla hatırlayamadığım şiirler / Keşke, keşke o ben olsaydım dediğim hikaye kadınları..."

Eyh, tabi ki "iç sesini" demiyor. Doğrusu "bir dizesini" imiş, mantıklı düşünceler beynime uğrasa bulurdum zaten. Önemli olan neyi yanlış anladığım değil, neden yanlış anladığım.

Bu konuda Phoebe Buffay ile aşık atamayacak olsam da, iç seslerin -veya ben onlara kamera arkası düşünceleri diyorum-, benim için inanılmaz önemi var. O yüzden "bangır bangır, kafam çekmiye" tarzı müzikten hazzetmememe rağmen Nightwish dinlemek istiyorum, Vinegar & Salt, Nights in White Satin, Whisper veriyorum bünyeye (o sondaki servatis a pereculum / servatis a maleficum beni benden alıyor bildiğin), Crystalised'da vokallerin birbirine geçtiği bölümü geriye sarıp sarıp içime çekiyorum, ne bileyim daha binlerce vardır da şimdi aklıma gelenler bunlar.

Aklı kendine, eli ve ağzı aklına yetişmeyen insanlar çok rüya görüyor sanıyorum, o arkada dönüp duranları su yüzüne çıkarmak için. Ama hatırlayamayabiliyor o rüyaları her zaman. Benim gibi. Sabahları yataktan bu kadar yorgun kalkmamın, gece onikide yatmaya karar verip de ikibuçuk-üçlere kadar yatamamam dışında bir sebebi olması gerek! Onikiden ikibuçuk-üçlere kadar yatamama sebebim de farklı bir şey değil ya.

"Türk'ün aklı sıçarken çalışır" diye isabetli bir laf yok mu, benimki daha ziyade araba kullanırken çalışıyor ve bu benim için çok kötü bir durum, nasıl not alacağım araba kullanırken, azıcık aklım var o da gidiyor böyle; en iyisi bi ses kayıt cihazı almak sanırım şöyle kasetli, eski tip bir şey, bu saatten sonra muhabirliğe soyunmaya karar vermiş gibi görünebilirim ama olsun!

İç sesimi kaybetmekten iyidir.

(06 Ocak 2010 Fulya - 12 Mayıs 2010 Esentepe.
Şu yazıya bir Nightwish eklemeye girdim; yazıyı bitirdim çıktım:))
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!