... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

Mine G. Kırıkkanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mine G. Kırıkkanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Allahaşkına bakılacak site

(Bakın Allah'ın adını verdim)

http://www.minegkirikkanatacevap.org/index.php

Bi de şey vardı ki (Boğaziçi'nde belki en zevk aldığım dersi -Critical Reading hariç- veren Andrzej Furman sağolsun) genetik bölümüne atfettiğimiz şarkı bizim: Allahaşkına dinleyin mi diyeyim, ne diyeyim. Akıl dolu sözleri hep çınlar kulaklarımda :)

Haydi, hep beraber! (ikinci dizedeki God'da detone olmaya dikkat ederek)

I don't believe in evolution, I know creation's true
I believe that God above created me and you

So praise his name for what he'd done, give credit where it's due

I don't believe in evolution and I hope that you don't, too


I did not crawl out of a swamp, or swing down from a tree
My ancestor is Adam (amen!) and not a chimpanzee

God created everything in six days, it was true

I don't believe in evolution and I hope that you don't, too

From Revelations back to Genesis, God gave it to us straight

Bible’s not a story you can just interpretate


Well they say that man evolved in Africa and migrated away

Walked across the Bering straight into the USA

How all the Serengeti I have never had a glimpse

My people are from Texas and do not resemble chimps


I don't believe in evolution, I know creation's true
I believe that God above created me and you

So praise his name for what he'd done, give credit where it's due

I don't believe in evolution and I hope that you don't, too

I don't believe in evolution and I hope that you don't, too
That's right,
I hope that you don't, too

Asmayalım da salıverelim mi?

İdamın kaldırılmasına karşı olduğum için faşist damgası yemişliğim vardır ama neden karşı olduğumu anlatacak kadar zamanım olduğunda şunu söylemişliğim de vardır hep: İdamın kaldırılmasına karşıyım, çünkü adalet sisteminin gereken cezayı vereceğine güvenmiyorum. Yoksa bazı insanları hemen ve acısız öldürmenin, onlara verilebilecek cezaların en hafifi olduğunun farkındayım.

Küçük bir kızın elinden hayatını alan -öldüren demiyorum dikkat ederseniz: 'elinden hayatını alan'- artık normal bir hayat süremeyecek hale getiren adamları ne yapmak lazım? Siirt'ten kadın ve çocukları ayırıp, hatta hepsini bile ayırmadan; bir şey yapabilecek durumdayken yapmayanları, göz yumanları, görmezden gelenleri, işbirlikçi şerefsizleri, bu durumun burada, bu kadar uzun süre normal addedilmesine neden olan herkesi de katarak içine, altına odunu verip yakmak istemiyor musunuz şehri?

Nasıl istemiyorsunuz? Neden sakinsiniz?

Ben neden sakin değilim, neden kuduruyorum öfkeden, "kızlar ciklet karşılığında kendilerini elletmişler, taciz yok" diyen adamın hayalarına var gücümle dizimi indiresim geliyor?

Ben mi dinden çıktım, din mi benden çıktı bilmiyorum ama birilerinin canını almak istiyorum. Verilebilecek en hafif ceza bu olsa bile. 20 yıl yatıp, hiçbir şey olmamış gibi ve aynı libidoyla içeriden çıkmasından ve elini, kolunu ve bilimum organlarını sallayarak dolaşmasından daha hayırlı olur benim için; benim, hepimizin çocukları için.

***

Sevin ya da sevmeyin, kadın yazmış. Buyurun...

İman tamam, ya ahlak?

Oğlunun kıtır kıtır kestiği Münevver’in çöp konteynerinde biten yaşamını, “Takdiri ilahi”ye! bağlayan katil babası Nida.


Konya’da tesettürlü metresi Hacer’den doğan çocuğunu boğup, onunla birlikte ormana gömen 4 çocuk babası Zekeriya.

Adıyaman’da -9 çocuklu!- aile meclisi kararıyla, kümese gömülerek infaz edilen 16 yaşındaki Medine.

Diyarbakır’da üvey kardeşi tarafından tecavüze uğradığı için, öz babası tarafından elektrik kablosuyla boğulan 18 yaşındaki Gülseren. Babası boğarken, “kıpraşmasın” diye boğulan kız kardeşinin ayaklarını tutan ağabey. Baba ve ağabey ablasını öldürürken seyreden küçük kardeş.

Töre cinayetlerine “indirim yok” diyen hukuk. Gülseren’in tecavüze uğramakla kendi katlini “haksız tahrik” ettiğine ve katil babasının da “iyi hali”ne hükmedip, cezasını müebbedden 20 yıla indiren hâkim.

Hâkim haklı, valla... Bunca çocuk yapan babaların her çocuk öldüreni müebbede mahkûm olsa hapishane yetişmez bir, henüz öldürülmeyen çocuklar öksüz kalır iki, başka çocuk yapamazlar, ülkemiz cani nüfus artışında hedefi tutturamaz, üç.

***

Her gün 5 kişinin yöre, töre ya da gözünün üstünde kaşın var diye öldürüldüğü ülkede, bu cinayetleri laikler, ateistler, komünistler, teröristler, kısaca “Allahsız” lar ve hatta Balyozcular ya da Ergenekoncular işlemiyor, sayın seyirciler...

Türkiye’de 79 bin 96 cami, 90 binden fazla din görevlisi, bütçesi dört bakanlık ve 22 üniversitenin bütçesine denk Diyanet İşleri Başkanlığı var.

Türkiye’de 536 imam hatip lisesinde 105 bin öğrenci okuyor ve bu liselerden çıkanlar, otobüsçü oluyorlar, havayolcu, müteahhit oluyorlar, kaldırımcı, asfatçı, sağlıkçı, itfaiyeci, doğal gazcı, sucu, elektrikçi, deniz fenerci, RTÜK’çü, gemici, otelci, limancı, yatçı, katçı, velhasılı ihaleci oluyorlar, hatta milletvekili ve iktidar oluyorlar.

Kaldırımlar dayanmıyor, asfaltı sık sık yenilemek gerekiyor. Elektrikler kesiliyor, sular kesiliyor, gemiler bazen yan yatıyor, bazen batıyor. Uçaklara doğru düzgün bakım yapılmıyor, itfaiyeciler yangın söndürmesini pek bilmiyor, doğal gaz ve su yolları da arada bir patlayıp, yargıcı savcısı birbirine giren devlet gibi çatlıyor tabii...

Ama Türkiye’nin 79 bin 96 minaresinden her gün beş kez ezan okunuyor, müminler Allah’a imana çağrılıyor. Din, her şeyden önce bir ahlak öğretisi. İmamlar her vaazda cemaate “güzel ahlak”ı anlatıyor. Tüm müminler, Allah’a imanın onun emrettiği “iyi insanlık”, sevap işlemek, günaha girmemek olduğunu biliyorlar.

Oysa bir ahlak erozyonu yaşıyor Türkiye, hiç olmadığı kadar. Günah rekorları kırılıyor.

İlla ki kasıtlı olması da gerekmiyor, bu günahların. İstanbul Üsküdar’da, hatalı ve yasak dönüş yaparken 16 yaşındaki Ömer’i öldüren minibüs şoförü bir cani değil midir?

Liste uzun. İyi imamdan illa ki iyi avukat, iyi öğretmenden usta doğramacı, taksi şoföründen vinç operatörü, inşaat işçisinden minibüs şoförü, tornacıdan kasap, çapacıdan asfaltçı olmayacağı için, kimsenin kendi işini yapamadığı Türkiye, işinin ehli olmayan sorumsuz kişilerin elinde binlerce İnsanın sağlığından, canından, malından olduğu, çocuklarını yitirdiği bir ülke.

***

Bu ülkede 1446 çocuk kayıp ve büyük olasılıkla, çoğu organ mafyasının kurbanı, diğerleri sübyancı çetelerin.

Kendi çocuklarını, karılarını satan, dilendiren, seks kölesi olarak kullandıranlar da cabası.

İnançlı ya da inançsız, laik ya da muhafazakâr; siz değilsiniz, ben değilim çocuklarımıza Medine adını koyup, kümese gömen. Münevver’i katleden cani oğlunun şeytani günahını “Takdiri İlahi!” diye Allah’ın sırtına yıkan da biz değiliz. Aramızdan gayrımeşru ilişkiden doğan çocuğunu boğup ormana gömen de çıkmaz, satan da, dilendiren de. Metres çıkar aramızdan, ama adı Hacer ve tesettürlü olmaz, zaten çocuk da yapmaz, olursa da öldürmez. Tam tersine, metresi olduğu adamı “çocuk var” diye sağar mı, sağar... Budur günahı.

Yoksulluk da gerekçe değildir, ahlaksızlığa. Aramızda yoksul ve ahlaklı, hâlâ, her şeye rağmen çok var.

Öyleyse?

Benim kişisel görüşüm: Din, ancak uygar insana ahlak aşılar. Cehalet dinden ya da din cehaletten beslendiğinde, ortaya yukardaki tablo çıkar.

Mine G. Kırıkkanat
http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=290660

Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!