"Şunu seven biriyle izlemek güzel olurdu" dedim sonra.
Sonra da yarının (artık bugün oluyor o) sevgililer günü olduğu aklıma geldi.

Gülünüzden siz sorumlusunuz.
_ Heralde bakıyolardır çaresine kuz.
Onların yoksullukları, en büyük zenginlikleri değil. Birilerinin yoksullukları, yapımcıların en büyük zenginliği.
Bakın, tencereler. Hepsi birleşse bile cürümleri kadar ateşin üstünde dururlar.
_ Ben Malkoçoğlu Bahri Bey.

Kendime tamamen haksızlık etmeyi göze alarak, bu dizilerin gereksiz uzayışlarını benim sigara sarma süreme benzetiyorum. Tamam, sürekli yaptığım bir şey de değil belki ama ilk tütünü sarışımın üstünden bayağı zaman geçti sanki be? Acemi şansıyla şahane bir ilk yaşadığımdan bu yana, du bakiym, Beşiktaş'ta olduğumuza göre o zaman... Bir dakika, Beşiktaş mı? Üstünden takriben 3 yıl ve (toplamda) beş ev geçmiş. Vay anasını sayın seyirciler, değiştirdiğimiz ev sayısı, yıl sayısından fazla ve sadece iki kişiden bahsediyoruz. Bu kadar zaman (ve ev) geçmesine rağmen de, hala yeterince hızlı sigara sarabildiğimi söyleyemem.
Çok hain planlar içerisindeyim ve bu planlarda yeni göz kırpma efektimiz olan "kıps" veya ikileme olarak "kıps kıps" büyük rol oynuyor.Ankara Devlet Tiyatroları’nda önceki akşam oynanan ‘Genç Osman’ adlı oyunda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a hakaret edildiği iddiası başkenti karıştırdı.
Radikal gazetesinin haberine göre, Sümeyye Erdoğan’ın, oyuncuların müstehcenlik içeren hareketler (haka dansını andırır figürler) yaptığı gerekçesiyle tiyatroyu terk etmesi tansiyonu yükseltti. Devlet Tiyatroları kaynakları ise oyunda ‘bir takım istenmeyen şeylerin’ olduğunu doğrulayarak, konuyla ilgili inceleme başlatıldığını ifade ettiler.
'NE HABER ŞEKLİNDE GÖZ İŞARETİ' İDDİASI
Olayın, iddia edildiği şekilde gelişmediği belirtilirken, hakaret denilen hareketin, oyunun birinci perdesinin sonunda oyunculardan biriyle Sümeyye Erdoğan’ın göz göze gelmesi; oyuncunun bu sırada, ‘ne haber’ anlamıyla yapılan göz işareti olduğu kaydedildi. Olayın devamında oyunun metni gereği yapılan figürler olduğu ve metnin dışına çıkılmadığı da vurgulandı.
150 POLİS DE SALONU TERK ETTİ
Oyuncuların izleyiciler arasında Başbakan Erdoğan’ın kızının bulunduğu bilgisine sahip olmadığını belirten Devlet Tiyatroları kaynakları şu açıklamada bulundular: “Bu oyun 4 yıldır oynanıyor. Bakanlar kurulu üyeleri, çeşitli siyasi parti temsilcileri ve üst düzey bürokratlardan oyunu izleyenler oldu ve memnuniyet ifade edildi. Şu ana kadar müstehcenlikle ilgili hiçbir şikayet de gelmedi.”
Olayın, Sümeyye Erdoğan’ın ve çevresindeki birkaç kişinin salonu terk etmesi, bunun üzerine de oyunu izlemek için toplu bilet aldıkları öğrenilen 150 kişilik polis grubunun da salonu terk etmesiyle devam ettiği belirtilirken, Başbakan Erdoğan’ın korumalarının tiyatroya gelerek yetkililerden bilgi aldığı öğrenildi.
Yerli dizilerdeki sorunların en önemli kaynağı erkek başrollere seçilen isimler. Bir kadın gidip adı Baran, Seymen, Savaş, Seyhan filan olan adamlarla beraber olursa bir an önce telli duvaklı, atlı çeyizli düğün kurulması ve akabinde kadının "ben burada yaşamak istemiyorum" demesine neden olan "geniş aileyle ve özellikle kayınvalideyle konakta yaşama" fikrinin hayata geçirilmesi kaçınılmaz. Yani kavuşma döneminden sonra diziler bitecekken, aile faciası ile giderek uzamakta.
Jeux d'Enfants gibi başlayıp Senede bir Gün olarak devam eden ve Serendipity gibi biten My Sassy Girl izleniyor; kızlar "ay ne tatlıııııııııvğ" diyor, erkekler de filmi bir şekilde beğenebiliyorsa, aşktan umudumu kesmemem gerektiğini... (Çünkü bu manyak karı bile birini bulduysa dünyada herkesin şansı var.)
Fasulyeden (daha) faideli bir haftasonu geçirmişim efendim, saygılar.LORELAI: So I heard. Why didn't you tell her I was here?
LUKE: Didn't come up.
LORELAI: You mean, she didn't out of the clear blue and for no reason ask you if I was sleeping over?
LUKE: Just didn't seem necessary.
LORELAI: Well, you have nothing to hide here. You just took in a refugee.
LUKE: I know there's nothing to hide. It's just that. . .you've kinda become a. . .
LORELAI: Become what?
LUKE: A sore point with me and Nicole.
LORELAI: What, how?
LUKE: Well, on our first date, I was a little nervous and I wasn't having any luck coming up with topics, so I was just kinda blabbing a lot. And then she ordered extra fries at dinner, so it reminded me of you and I told her a quick story about you and French fries, and that seemed fine. And then later, she ordered a third cup of coffee. . .
LORELAI: Oh, Luke!
LUKE: And I mentioned you and your coffee thing, and I noticed that Nicole kind of reacted a little, and ever since then, she's been a little sensitive to the issue.
LORELAI: Well, of course she is, Luke. You don't talk about another woman on a first date.
LUKE: Even if it's just a friend?
LORELAI: They don't exist.
LUKE: Come on.
LORELAI: Not on a first date.
LUKE: No other women exist on a first date, not even my mother?
LORELAI: Do you really think talking about your mother on a first date is wise?
LUKE: Not really.
LORELAI: You can maybe mention a sister, maybe. And then you move on really, really quickly.
LUKE: This is why I hate dating.
LORELAI: Well, unless you want to be Mountain Man all your life, you've got to abide by the rules and customs. Ooh, sorry, I have to get up super early tomorrow.
LUKE: No problem. What time?
LORELAI: Six.
LUKE: I get up at quarter to five every morning.
LORELAI: Why in the world would you get up that early?
LUKE: I don't know -- to run my business?
LORELAI: Well, change businesses. Ooh, wow, total déjà vu.
LUKE: Really?
LORELAI: It's the alarm clock. I had a dream once that you set 18 alarm clocks to get me up, which is not a bad way to get me up.
LUKE: Where were we?
LORELAI: We were at my house. I got up, I went downstairs for coffee, and you talked to my stomach.
LUKE: Why on earth I do that?
LORELAI: Well, because I was pregnant. Twins.
LUKE: Mine?
LORELAI: What am I, dream tramp? Of course, yours.
LUKE: We were married?
LORELAI: Yeah. Did I not mention that?
LUKE: No. You know, you shouldn't drink coffee when you're pregnant.
LORELAI: True.
LUKE: It's probably why Rory's a caffeine addict.
LORELAI: Right, you're right.
LUKE: Dream go beyond that?
LORELAI: No. You talked to my stomach and then you ki. . .well, no.
LUKE: Oh, okay. Well. . .'night.
LORELAI: Yeah, 'night.