... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

think small

Kurumsal maillerin altında turkboard, dostyakasi filan gibi forumlarda kullanılanlar gibi gösterişli imzalar atılması veya imza altı edebiyatı yapılması beni hep güldürmüştür.


İş ucuz edebiyata gelince, kulağa güzel gelen üç-beş kelimeyi yan yana getirmek kafi. Ne anlama geldiklerini düşünmeye bile gerek yok, insanlar bakıp "vaaay" ya da "vaouuww" desin yeter.


Bugün karşıma çıkan bir örnek şu: "Meeting Your Needs - Exceeding Your Expectations" Diyor ki, ihtiyacınızı karşılarım, beklentinizin üstüne çıkarım. Bu da demektir ki, sizin beklentiniz aslında ihtiyacınız olandan düşük. Yani, siz küçük düşünüyorsunuz!


Bir şeyi yazarken bakmalı kişi, bu nereye gidiyor, ne anlam ihtiva ediyor, ben acaba "zoru başarırım, imkansız zaman alır" tarzı bir imza atmaya çalışırken (e da eşit derecede kötü ya) kendimi komik duruma düşürüyor olabilir miyim...


Söylüyorum size, bu korprıt hayat da en az forumlar kadar kötü ve böyle olduğu sürece, ben ona laflar hazırlamaya devam edeceğim.


"Calvin, you baloney brain!"

Sevgililer Günü temalı bir şey yapasım gerçekten yoktu, hala da yok, ama Calvin ve Hobbes'tan bugünün karikatürü çıkınca karşıma, dayanamadım.

Ne çok severdim küçükken bunları!

leyla ile mi mecnun?

Leyla ile Mecnun'a evde tek başıma kahkahalarla gülerken, "şunu sevmeyen adamı nabayım ben ha nabayım?" dedim kendi kendime.

"Şunu seven biriyle izlemek güzel olurdu" dedim sonra.

Sonra da yarının (artık bugün oluyor o) sevgililer günü olduğu aklıma geldi.


Gülünüzden siz sorumlusunuz.

salt water taffy

Sex and the City'de var, bilmemkaçıncı izleyişimde Friends'te de karşıma çıktı sonunda. Gavur dizilerinin büyük gizemi, kafaları karıştıran, merak uyandıran büyük soru işareti şu:

Salt water taffy nedir amk ya?

Nasıl göründüğünü biliyorum, tadını, ne menem bir şey olduğunu merak ediyorum.
Bunu denemeden ölmiycem.

après elle

Yorum yapacağım diye lafa girip blog yazısı yazmasam, ben ben olmaktan çıkardım.

Kaybolmasın diye koyuyorum buraya önce yazıyı sonra da yorumumu; zira bazen yorum yazıdan daha acayip yerlere gidiyor. Çok hoş bir şey bu.

Bir de, ben chat yapmayı sevmediğimden (evet sevmiyorum aslında. acayip bi durum olmalı chat yapmam için. ne ilginç, değil mi?) yaran chat muhabbetlerimi kopyalama ihtimalim pek yok şuraya.

Eh, daha fazla uzatmayayım. Gülş dövme yaptırdı ve olaylar gelişti...

(...) Madame de Pompadour (December 29, 1721 – April 15, 1764), born Jeanne-Antoinette Poisson, was a well-known French courtesan and mistress to King Louis XV.

Après nous, le déluge.

* After us, the deluge. I care not what happens when I am dead and gone.

bu sevgili madame de pompadour (isim de daha manidar olamazmış) xv. louis'nin metresi ve bu sözü benden sonra olacaklar zerre skimde değil anlamında kullanıyor.

ama aslında xv. louis modifiye ederek, après nous değil de après moi derken onun kast ettiği ise, benden sonra ortalık bir hayli karışacak, monarşi gidiyor, devrimin ayak sesleri, "bugün günlerden devrim" tarzı bir şeyler.

benim için ise ikisinin tam ortasında anlam, benden sonra bir şeyler değişsin, değişmeli, bir fark yaratmalıyım ama yaratmazsam da çok da mesele değil.



forever young

çok saçma olurdu çünkü
forever young dövmesi yaptırmak
kendini sıklıkla yaşlı hissederken.

Kavanozdaki Jar Jar Binks

Küçüklüğüme dair hatırladığım şeylerden biri, televizyondaki "Kavanozdaki Adam"dan inanılmaz korktuğum. Kafamı annemin arkasına filan gömermişim bir lunapark seferinde Ahtapot'a bindiğimizde yaptığım gibi; ya da içeri odalara kaçar, program bitene kadar dönmezmişim. Bunları hayal meyal hatırlıyorum, ama gözümün önünde kavanozda bir adam tiplemesi oluşmuyor. Yani neyden korktuğumu şu an hatırlamıyorum.

Bugün kavanozdaki Jar Jar Binks'le karşılaştım. Bu sefer güldürdü.
Hiç korkmadım.

Daha çok gülmek isteyenler için: jJj JEDI OCAKLARI jJj
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!