... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

Fransızca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fransızca etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

après elle

Yorum yapacağım diye lafa girip blog yazısı yazmasam, ben ben olmaktan çıkardım.

Kaybolmasın diye koyuyorum buraya önce yazıyı sonra da yorumumu; zira bazen yorum yazıdan daha acayip yerlere gidiyor. Çok hoş bir şey bu.

Bir de, ben chat yapmayı sevmediğimden (evet sevmiyorum aslında. acayip bi durum olmalı chat yapmam için. ne ilginç, değil mi?) yaran chat muhabbetlerimi kopyalama ihtimalim pek yok şuraya.

Eh, daha fazla uzatmayayım. Gülş dövme yaptırdı ve olaylar gelişti...

(...) Madame de Pompadour (December 29, 1721 – April 15, 1764), born Jeanne-Antoinette Poisson, was a well-known French courtesan and mistress to King Louis XV.

Après nous, le déluge.

* After us, the deluge. I care not what happens when I am dead and gone.

bu sevgili madame de pompadour (isim de daha manidar olamazmış) xv. louis'nin metresi ve bu sözü benden sonra olacaklar zerre skimde değil anlamında kullanıyor.

ama aslında xv. louis modifiye ederek, après nous değil de après moi derken onun kast ettiği ise, benden sonra ortalık bir hayli karışacak, monarşi gidiyor, devrimin ayak sesleri, "bugün günlerden devrim" tarzı bir şeyler.

benim için ise ikisinin tam ortasında anlam, benden sonra bir şeyler değişsin, değişmeli, bir fark yaratmalıyım ama yaratmazsam da çok da mesele değil.



Gregor Samsa bir sabah...

Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini dev bir dergi kapağına dönüşmüş olarak buldu...?

New cover from French Let's Motive:
"A french free magazine distributed in Marseille, Lille, Bordeaux, Lyon and Toulouse."

si bemol!

Le chef de gare a donné le signal du départ.

Bizim lisede okuyanların (biz artı 10 eksi 1 yıl diyebiliriz, çünkü 7 yıllık kaliteli öğretim bitti o arada) hepsinin bildiği bir cümle vardır:

"Le chef de gare a donné le signal du départ."*

Neremize sokacağımızı hiçbir zaman öğrenemediğim bu cümle, hala dost sohbetlerinde hatırlayıp gülüştüğümüz ve bu minvalde bizi birbirimize bağlayan faktörlerden biridir.

Lisedeki Urfalı Fransızca hocamız Maho'dan şimdiye kadar hiç bahsetmediğime şaşıyorum. Bordo pantolon, koyu yeşil ceket, sarı gömlek; tazmanya canavarı desenli, kırmızı ağırlıklı bir kıravat ve kahverengi mokasen ayakkabılarla, kendi deyimiyle "puşt Maho" her yerde gözümüze çarpabilir nitelikteydi. Elinde bizim gözümüzde Azar'ın Fransızca karşılığı olan 65 yıllık siyah-beyaz Mauger kitabı, Mösyö Vincent ile tanıştığını, Mauger ile bizzat yemek yediğini iddia eder, bizi kırar geçirirdi.

Aynı zamanda, hiç belli etmese de okulun doktoralı tek öğretmeniydi ve bize de hiç belli etmeden Fransız Kültür'ün 4 başlangıç kurunu atlatacak kadar Fransızca öğretmişti. En azından bana öğretmişti. Dile istidadım olabileceğini inkar etmiyorum ama yine de, sıfırdan başlamak için başvurduğum kursta 4 kur birden atlamak benim için bayağı şaşırtıcı olmuştu. Ben sadece "nerelisen nerelisen / söyle canım nerelisen / urfalı mı antepli mi / söyle bana nerelisen" dörtlüğünü anca çevirecek kadar Fransızca bildiğimi sanıyordum; meğer passé composé kipinde fiil çekebiliyormuşum!

Tüm bunları neden mi anlatıyorum? Aşağıdaki çizime bakınca aklıma geldi:


Kalkış sinyali verildi beyler, öküz gibi bakmayınız.

(10 Kasım 2010, İstanbul)

* "Garın şefi, kalkış sinyalini verdi."

Foto için: http://icmihrak.blogspot.com/2010/06/buyuk-basarlar-kymetli-hocalarn.html
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!