Ah o kadar kinci bir insanım ki... Ama vallahi bilerek ve isteyerek yapmıyorum. Hatırlamanın yan etkilerinden biri de bu işte, hiç ama hiçbir şeyi unutmuyorum. Fil hafızası derler ya; beni bir fil olarak kabul ederseniz kuyruğuma basmanın zor olabileceğini tahmin edebilirsiniz, ama biri kuyruğuma bastığı anda da var ya... Aklıma gelir mutlaka daha önce söylediği, yaptığı şeyler. Yediğim düşünülen lafları bir tur çiğneyip avurdumda biriktiriyorum, gün gelir devran döner çünkü, yutmadığım o lafları tükürür, çıkarım. Mesela bir odaya girip "ehm, ee, sizinle çalışmak güzeldi" diye o yıllardır söylenip de sadece söyleyenin kah kah güldüğü espriyle başlamak isterim lafa. Buzlar erimesin, hatta buzdan duvarlar yaratılsın değil mi azizim, uyalım biz de kurala. Çünkü bu espri yapıldıkça içime atmaktan başka bir şey yapmadım henüz, bunlar tam da sonradan "lan keşke şunu deseydim" diye kafanın duvara vurulacağı cinsten anılardı.
Bu gece -ya da sabah diyebiliriz artık-, evde şarabımı içerken -çünkü son bi içki içme teklifim kabul edilmedi-, Firuze'yi dinliyorum. İçimden ama.
"Bir zaman ne dayanılmaz güzellikte olduğu" şarkılara yazılacak biri olmadım hiçbir zaman; aynı zamanda güzelliğimin bile bir bedeli olduğunu da düşünmemiştim. Hala da düşünmüyorum. "Güzel kız" mı duydum lafın sonunda? Sanmıyorum. İkinciye duymadım çünkü.
Bi yanlışlık var, bende mi, çevremde mi, çevremde tutmaya inat ettiğim insanlarda mı... Bilsem değiştireceğim ama. Seninle cehennem ödüldür bana durumu mevcut; hepsi canımın parçası, çoğuyla mutsuzum.
Sıkıldım. Çabalamaktan sıkıldım. Acaba az mı yapıyorum, diye uğraşmaktan sıkıldım, çok. Yapamıyorum demek ki, olmuyor. Neden zorluyorum, belli değil. Daha yeni tanıştığım insanlar, onuncu dakikalarında bana "abi" derken, üstelik üstümde cart pembe bir gömlek olduğu halde (olsa olsa gay bir abi olabilirim o halde), ne için uğraşıyorum? Neden "keşke bütün kızlar topuklu giyse" insanlarının karşısında kendimi kötü hissediyorum, hani güzeldi kürek çekmek, hani yanındaki iki erkek de kotaramazken o işi, benim yapabilmem güzeldi?
Hani... Ellerim dolu kürek çekiyorum da, Allah kahretmesin, bir el tutamıyorum ya, bu anlattığım hikaye kimseyi ilgilendirmiyor ya, iyi oldum sanıyorum da olamıyorum ya... Allah beni kahretmesin o yüzden. Evime girdiğimde üstümdeki, elimdeki her şeyi yere atıp hüngür hüngür ağlama özgürlüğümün olması paha biçilemez.
Daha 25 yaşında bir çekiciliğinin kalmadığını görmek, kocaman bir yük bırakıyor insanın kalbinde. Bunu tekrar tekrar görmek, her gün inanmak, tekrar...
Ne diyeyim?
... öde Firuze.