... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

tesadüf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tesadüf etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

I sooo believe in signs!

Arada kaldıysanız SATC'ye bakınız.


"In publishing you need two things: A tough hide and a dry Martini."

(Sex and the City, S04E17 A 'Vogue' Idea)

Bazı şeylerin cevaplarının, şaka gibi tesadüflerle de olsa Sex and the City'de, bazılarının alkolde, bazılarının da ikisinde birden olması ilginç. İyi bir ilginç ama bu, gülümsetiyor insanı.



lag-

Aslında bekleme falan değil bu. Bir nevi lag. Öyle dururken bekliyormuş gibi görünüyorum, hayat akıyor zira.

Hiç, bir şeyi bir saniye ya da beş dakika önce/sonra yapsanız bir şeyin çok değişik olacağını düşündünüz mü? Counter'da bir saniyeliğine lagda kaldığınız için headshot yiyip ölebilirsiniz mesela. Ya da gerçek hayatta benzeri olabilir. Örneğin annem bir gün Rumeli caddesinde yürürken bir vitrine birkaç saniyeliğine bakmamış olsaydı, birkaç kat yukarıdaki bir evden İstanbul'un en işlek caddelerinden birine düşüncesizce silkilen masa örtüsünün içinden düşen ekmek bıçağı, iki karış ötesine değil, tam tepesine düşebilirdi. Sliding Doors, ama hep aynı sonla bitmeyeninden, aynı adamla "end up" etmeyeninden.

Annem ölmedi. Peki, vitrine bakmadığında veya en iyisi, hiç evden çıkmadığında da, yine ölmeyeceğinden emin olabilir miydi? Buna güvenerek evden çıkmamalı mıydı?

Sevmeseniz ölebilir; sevip, gene ölebilirsiniz.

Peki sonunda, hiç sevmeseniz de, yine acı çekmeyeceğinizden emin olabilir miydiniz?
Buna güvenerek sevmemeli miydiniz?

Bugün bir değişiklik yapıp minik bir karar verdim. Kendime sonuna kadar sömürebileceğim bir müzik kaynağı bulmadıkça, içinde şarkı olan yazıları okumuyorum. O şarkılar bir gün indirilme umuduyla aklımda duracağına burada dursun, ben bir ara yazıların hepsini okurum nasılsa.

Ama Can Bonomo'nun albümü alınır arkadaş.

Bana salı gibi gelen cuma gününüz hayırlara vesile olsun.

Your own personal Sliding Doors

Sn. musterimiz, UU812616 nolu gonderiniz KOCATEPE subemize ulasmistir. Kargo mesai saatlerinde adresinize teslim edilecektir. 0272...

UU beybi. Aramayabilirdim ama aradım, dedim böyle böyle, bana bir mesaj geldi fakat ben kargo beklemiyorum. Öncelikle, Kocatepe neresi?

Afyon'muş efendim. "Kocatepe, Afyon, alan kodu 0272. bellatrix hanım değil mi?"

"İsim doğru... Bi dakka, soyad alabilir miyim? Özkan mı? Hahah, hay allah iyiliğinizi versin. İsim doğru, eğer eski sevgilimle evlenmiş olsaydım soyad da doğruydu vallahi. Hahah... Bu kadar olur yani!"

Yanlış olmuş, deyip kapatmak yerine bunu deseydim, çok ilginç olmaz mıydı?


(23 Aralık 2010, İstanbul)

Bi Türkçe şarkı çalsana diyecektim...

Bu 90 şarkı içinde, diyebilirim ki çok şansın yoktu. Ama oldu. We believe in shuffle.

Tıpkı benim yattığım battaniyede hoparlörün üstündeki iPod'a binbir zorlukla uzanıp (hareket etmenin gereksiz olduğu bir yerdeydik ya) The Pixies - Where is My Mind aramam, bulamayıp, canım sıkılıp iPod'u bırakmam ve 1,5 dakika sonra Where is My Mind çalmaya başlaması gibi.

O 159 şarkının içinde, diyebilirim ki çok şansım yoktu. Ama oldu.

If clause



Eğer eviniz varsa, annenizden çıktığınızda yolda karşılaştığınız bir arkadaşla yarım saat, ayaküstü, hiçbir yere gecikme veya hesap verme kaygısı olmadan muhabbet edebilirsiniz.

Eğer bekarsanız, yarım saat muhabbet ettiğiniz arkadaşla ani ve sürpriz bir buluşma ayarlayabilirsiniz; Botero bitmeden gitmek üzere, hem de tatile çıkmadan bir gün öncesine.

Fonda Pink - Most Girls duydum sanki?
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!