... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

Vedat Gür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vedat Gür etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Edilgenleştirilinmeler


Yanlış kullanılan her söz batıyor kulağıma, hepsini örneklemekle uğraşamayacağım bile. Bugün şu meşhur "yapılabilinir" lafını duyduğumda aklıma dershanedeki Türkçeci Nebi hoca geldi.

"Yapılabilinir" diye bir sözcük olamaz arkadaşım. Gramer olarak belki zorlarsan olabilir de, ben senin demek istediğinin o olmadığına eminim. Düşündüğünle söylediğin arasındaki üç basamaktan birinde kaybolmuşsun belli ki.

İstersen irdeleyelim, Vedat Gür'den öğrendiklerimiz boşa gitmesin: Yapmak fiili nesnesine göre geçişli fiildir, yani nesnesi vardır, "neyi?" sorusuna cevap verir. Yapılmak fiili geçişsizdir, edilgendir. "Neyi yapıldın?" diye soru olmadığı gibi, fiil kim vurduya gitmiştir, beğenen alsın diye öyle, ortaya konmuştur.

Fiil bir -il ekiyle, öznesini ve nesnesini aynı anda kaybetmiştir (Allah düşmanımın başına vermesin).

Bir kişi bir şeyi yapabilir; bir şey sözde öznelerce yapılabilir. Kafamızı karıştıran bu meşum -il ekinin bir benzeri de -n ekidir; okumak/okunmak gibi.

Sonuç itibariyle, "yapılabilme" işine bir de -n eklemek, gereksiz bir edilgenlik daha yükleyerek kendimizi sonsuz bir döngüye sokmaktan başka bir şey değildir ve işte bu noktada Nebi hocamın tespiti bu kadar yıl hatırlanmaya değerdir, katılsak da katılmasak da:

Kendisine göre, fiillere bu kadar gereksiz edilgenlikler yüklememizin ardında, toplumca edilgen oluşumuz yatmaktadır.

Bir dilbilgisi hatasından sosyolojik tespit nasıl çıkar diyenlere, kazan fıkrası misali sorarım: Atatürk'ün ağzından şiir yazıldığına inanıyorsun da, edilgenliğimizin dilimize yapıştığına neden inanmıyorsun?

Ben, öğretmen değilim.

Söz korosu diye bir şey vardı ortaokul/lisede (sağolasın Vedat Gür). İstisnasiz her 24 Kasım'da, bir kısmında benim de yer aldığım bir hikaye-şiir karışımı okunurdu, içinde şu sözler geçen:

"Ben, öğretmenim. Bu sözü söylerken öyle gururlanıyorum, öylesine önemsiyorum kendimi."

Dertlerini kapının dışında bırakan bir öğretmen vardı hikayede,
"bıraktım" diyordu,
"zil çalınca, alırım".

Demem o ki, ben öğretmen değilim.
O yüzden tüm dertlerimi birbirine karıştırıyorum.

-özür mahiyetinde-
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!