... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

zaytung etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaytung etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

...ve löp yutar.

Duman'ın son albümünden Rezil şarkısında "lem yelid ve löp yutar" diye bir söz öbeği var; birtakım berbat internet sitesinde parantez içinde "uygunsuz olduğu için silinen" cinsten. Bunun hakkında, biraz da ironik olarak Zaman gazetesi bir soru sormuştu yaptıkları bir röportajda:

'Rezil' isimli parçayı dinleyince haliniz duman diye düşündüm. "Ortada bir dergah var / Devrilir başın yarar / Arkasında tezgah var / Lem yelid ve löp yutar" diyorsunuz. İhlas Sûresi'nde geçen "Lem yelid" ifadesinin ardından löp yutar demenizin amacı ne?

Kaan: Orada eleştirdiğimiz şey dinin suistimal edilmesi. Yani kendine menfaat sağlaması insanların. Ki bu, yıllardan beri Türkiye tarihinde her kesimin yaptığı bir şey. Formlarda İhlas Sûresi'yle dalga geçiyorlar diye alakasız konulara değinmişler. Kimsenin haddine düşmez insanın dini ve inancıyla dalga geçmek. Konunun öznesi, ortada dönen bir tezgâhın olması. Burada fena olan, bunu tespit edip ortaya koymak mı, yoksa bunu yapıp çıkar sağlayanlar mı fena? İhlas Sûresi, çok da güzel bir ayet. Sade ve en güzel ayetlerden bir tanesi. Biz değerini bilmeden, farkında olmadan bir şeyler yapmıyoruz. Ama orada konunun ayetle bir alakası yok. Din adamı gönülden inanarak, iyilik ve güzellik içindeyse biz de onunla beraberiz. Ama bunu söyleyip üstüne de bundan çıkar sağlıyorsa onun karşısındayız.

Cengiz: Teknik bir detay var orada. 'Lem Yelid'in arkasından gelen 'löp yutar' ifadesi tezgâhın fiili. Yani dörtlüğe bakarsanız, son iki dizede yıkılan dergâh, löp yutan tezgâhtır. Lem Yelid'le kesinlikle bağlantılı değildir. Şiirin yorumlanmasında hızla yapılmış yorumlar olabilir, ama Lem Yelid'i deforme etmek kimsenin haddine değil, bizim de haddimize değil.

Röportaj şuradadır.

Çevir kazı yanmasın, diyebilirsiniz. Bilemem. Dalga geçilen, benim için Arapça bir söz öbeği değil, onun arkasına saklanarak milletin ağzına sıçan bir grup politikacıdır. İşte o yüzden de bunu inanan insana hakaret saymıyorum.

Bence gülebiliriz. Neredeyse her şey gülünebilirdir hayatta. Cem Yılmaz'ın hasta adam için "seni boydan boya yarmışlar, ölmüşsün, daha ne konuşuyorsun?" gibi bir şey söylemesine gülüyorsak eğer, gülebiliyorsak yanımızda bir yakını çok yakında boydan boya ameliyat olmuş biri varken bile, o zaman Duman'a da gülümseyebilir, Zaytung'a da şukusunu verebiliriz aşağıdaki hata mesajını gördüğümüzde:


İnsanların kutsalları kişiden kişiye değişir; sizin için dindir, başkası için yemektir, bir diğeri için aşktır, annedir, çocuktur, vesaire vesaire. Biri diğerinden daha az önemlidir, daha az ruhanidir diyemezsiniz. Birbirinin anasına küfredebilen insanlar var etrafımızda, bir de bu yüzden adam öldürenler. Hangileri haklı? Haklı var mı?

Kutsallık kavramı sorgulanırsa, her şeye sansür uygulamak gerekir, altından kalkılmaz. Bırakın, gerçekten ters bir şey yaptığında uygunsuz olduğu için silinip gitsin kişi. Geri kalanların 15 dakikadan uzun süren şöhretlerine saygı duyun, onları dinleyin, onlara gülün siz de.

Das Weisse Yaka?

Zaytung'un en başarılı kapak çalışmalarından biri Beyaz Yaka olsa gerek:


Müdür CC:li mail atmak, müdürlerden birinin yapmalara doyamadığı bir çirkinlik olduğundan aramızda uzun süre muhabbet konusu olmuştu. Dosya konusu olabilecek önemde ve çirkinlikte (çirkinlik demiş miydim?), şayet lafınızı 50 kerede anlamayan birine göz korkutarak bir iş yaptırmaya çalışmıyorsanız, kesinlikle kaçınılması gereken bir hareket.

Lakin asıl kopuş noktamız "ezberlemeniz gereken 10 temel İngilizce kalıp" konusu. Allahım Allahım. Neredeyse her şeyi "to be on the safe side" yaptığımız bu pek proaktif dönemlerimizde (ki zaman zaman "proactive" diye yazılsak daha doğru duracağız gibi) yüzümüze tokat gibi çarptı bu.

Bilen bilir, buzzword bingo diye bir oyun varmış; bir korprıt toplantı oyunu. Toplantı esnasında sık kullanılan kelimelerden bir tombala kartı oluşturuyorsunuz, sonra o kelime laf arasında geçtikçe işaretliyorsunuz. Bingo'da belli bir kelime sayısını tutturmak gerekiyor, bizse 1. çinko! 2. çinko! ve Tombala! diye bağırabiliriz, Türk usulü.

Aslında sık kullanılan kelimelerimizin kaynağı bile çoğu kez aynı kişi (sürekli müdürlere kafa sallayıp "aynen öyle" diyen insan mesela, ya da dediğim gibi bize "to be on the safe side" angaryalar üreten kişi vb) ama ben eminim ki biz hiç zorlanmayacağız herkese yetecek kadar kelime seçerken. Geçenlerde bir toplantıda proaktif'le tombala bile yapmış olabilirdim, şayet oynuyor olsaydık.

Tabi sıkıntının bir boyutu o "Tombala!"yı çığırmakta. Bunu kim yapacak dersiniz? :}


Kaynak:

--> the million dollar question is …… are you brave enough to shout out BINGO when you’ve completed your sheet, or will you just mutter it under your breath with a sense of self-satisfaction???

Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!