... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
televizyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

hasobabaşı

(U)mutsuzluk bende saçmalama olarak tezahür ediyor.


(aşağıdan yukarı: saçma, saçma, saçma)

Ülkemin Flash TV ile imtihanı

Ülkemin içler acısı haline en çok ailemin evindeyken üzülüyorum. Evde bir doktor, bir de yüksek hemşire / sağlık meslek lisesi öğretmeni var ve yine de kumanda CNNTurk'e doğru yol alırken Flash TV'nin her daim hoplayan din öğretmeni kılıklı türkücüleri ve konsomatris kılıklı karılarında birkaç saniye duraklıyor.

Bu birkaç saniye bu evden başlayarak ihmal edilebilir saliselere, böyle 25. kare gibi ancak bilinçaltına etki edebilecek, varlığıyla yokluğu belirsiz sürelere inmedikçe iflah olmaz bu ülke.

Programın ayrıntıları için bkz: http://www.flashtv.com.tr/ Yanıp sönen "English" ibaresine basın nolur, vargücünüzle bastırın. Hiçbir şey olmadığını, sadece korprıt bölümlerin çevrildiğini huşu içinde göreceksiniz.

Gün ROJ günü imiş.

"Bu yılki Nobel Barış Ödülü’ne çok tartışılacak bir aday gösterildi. Ödüle aday gösterilenler arasında AB ve ABD'nin terör örgütleri listesinde bulunan PKK ile ilişkili olduğu iddiasıyla hakkında Danimarka makamları tarafından kapatma davası açılan ROJ TV de var."


Bu habere henüz yorum yapılmadığından cCc'ler havalarda uçuşmuyor, onlara gülemeyeceğiz.

Bugün Defne Joy öldü; zıpır sosyal medya o olayla çalkalandığından ROJ TV'nin Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilişi arka planda kaldı. Ben şimdi birilerinin çıkıp, hükümetin ve yandaş medyanın bir olay unutulsun diye başka bir olayı gereğinden fazla konuşması misali, Defne Joy'un bilerek bugün öldüğünü filan söylemesini bekliyorum.

Siz bunu yaptınız mı bilmiyorum ama ben bir yerim acıdığında bazen, ama öyle çok acıdığında, elimi filan ısırırım. Gündem dağıtmak için.

Ne diyorduk? Ha, ROJ TV...

"Hürriyet'de yer alan habere göre, Dünyanın ilk işkence tedavi ve rehabilitasyon merkezi kurucusu İnge Genefke, ROJ TV'yi Nobel Barış Ödülü'ne aday göstermeleriyle ilgili olarak Politiken gazetesine yaptığı açıklamada "ROJ TV Kürtlerin çektiği acıları ve Türkiye'deki durumu dünyanın görmesini sağlıyor. Türk medyası iktidarın baskısı altında bulunduğundan gerçekleri kamuoyuna aktarmıyor. ROJ TV ise gerçeği nüansları ile kamuoyuna aktarıp Kürtlerin ulusal bilinci ve adalete olan inançlarının oluşup gelişmesine katıda bulunuyor" görüşünü savundu."

Bende bir kavram kargaşası mı var, yoksa bu tezin aslında ROJ TV'yi Pulitzer'e aday göstermesi gerekmiyor mu? Niyet mektubu yanlış yere yollanmış gibi... Yayınlanan her şeyin doğru olduğunu kabul etsek dahi, özgür kafalı yayıncılığın Barış Ödülü ile doğrudan bir ilgisi yok. Daha doğrusu, daha çok ilgisi olan birçok şey var; geçmiş Barış Ödüllerinin hangi hareketlere verildiğine bakmak yeterli (buyurun buradan bakın).

Kişisel fikrim, haklı veya haksız nedenlerle eline silah almış ve adam öldürerek hakkını arayan bir grup insanın destekçisi ve savunucusu olan bir basın organının, barışla ilgili herhangi bir ödüllendirilmeyi hak etmediğidir.

Hakkında kapatma davaları açılan bu televizyonun açık kalması yeterli bir nimet diyor ve Barış Ödülü için, dünya barışına katkıda bulunmaya dair iyi niyetlerinden ötürü bu yılın güzellik kraliçesini aday gösteriyorum.


2009 Nobel Barış Ödülü ile ilgili vaveylam da şuradaydı. Politik, hep politik bunlar...

mali malı

Bir adam vardır Türk televizyon (evet televizyon diyeceğim) tarihinde ki, artık iyice mala bağlamıştır.

İzlemediğim Küheylan'ın ekmeğini yedi bu adam yıllarca, benim açımdan. Maskeli Beşler, Hababam Sınıfı reloaded ve benzeri filmlere, Çarkıfelek'lere, saçmasapan onlarca şov ve yarışma programına ve torunu yaşında kızlarla adının çıktığı magazin haberlerine izlemesem de dayanmamın ve tahammül etmemin tek sebebi, izlemediğim Küheylan'da bu adamın döktürmüş olmasıdır. O kadar çok duydum ve o kadar merak ettim ki, "aslında istese" çok iyi bir tiyatrocu olacağına, kendisini "aslında tanısak" çok seveceğimize inandım sanırım yıllarca.
*
Mehmet Ali Erbil şunu yaptı birkaç gün önce. Ağızdan çıkanı kulağın duymayışı deyip geçemeyeceğim; basitçe, artık ağız çok büyüdüğü için kulağın yetişememesidir yapılan bu terbiyesizlik. Ağızın her popülerlik puanıyla daha çok açılması, kulağın alınan her reyting ile daha bir kendi işine bakmasıdır.
*
Bir insan kendine bunu yaptı mı, bitti demektir:


MAli bitti; renkli kemik çerçeveli gözlük devri, parmaktan sonra kapandı. Aynı Güner Ümit gibi bitirdi kendini Mehmet Ali Bieey, hem de aynı lafla, aynı gafla.
*
Artık önümüzdeki tekelere bakıcaz.
*

(09 Ekim 2010, İstanbul)
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!