... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

bisiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bisiklet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Sarı Bisiklet

Her canlının ölümü tadacağı iddia edilen tabela önünde, trafikte sıkışmış ve ilerleyemezken, önümden tıngır mıngır, sarı bir bisiklet üstünde fötr şapkalı bir amcanın geçmesi ve umursamazcasına trafiğin ters istikametinde seyretmesi, o günün güzel bir gün olduğuna delalettir, bence. Sizin gününüzü güzelleştiren daha somut şeyler olabilir, ben böyle güzelliklerle idare ediyorum.

Sarı bisiklet, sarı mercedes çağrıştırıyor bana, İlyas Salman'ı hiç de sevemediğimi düşünüyorum. Böylece kafam dağılmış oluyor, çünkü uyuduğum uçak uykuları yetmiyor bana. Dün abarttım mesela, 40 dakikalık Ankara uçuşunda rahatça uyuyabiliyorum diye, suyunu çıkardım. Uçağa girer girmez uyumaya başladım ve bir ara gözümü açtığımda yerlerin ne kadar beyaz olduğuna hayret ettim. Orası yer değil, buluttu oysa ve biz 20 dakikadır havadaydık.

Böyle uykularla idare ediyorum.

Garip bir rahatlık var üstümde, dün sabah kalbim sıkışarak uyandım oysa. Tek istediğim geri uyumaktı, yapamazdım çünkü uçağım kaçardı. Uçağım kaçarsa çok önemli bir ziyaret yalan olurdu, bir şeyler başlayamazdı, dünya sağlıksız kalırdı mazallah. Böyle olunca kimse sağlıksız kalmadı, sadece ben mutsuzum. Sizin sağlığınız için kendi mutluluğumu tehlikeye atıyorum ulan. Değerim bilinsin.

Garip bir rahatlık, nereden geldiği belli olmayan. Bir üzüntü, bir kelimeye takılma; aklına bir soru gelip sormama, telefonu tüm gece çantada unutma... Boşverme değil, yapacak bir şeyi olmadığını düşünme hali. Müstehzi bir gülümseme, uykuya sızma.

Sabahları kalkıp, yatağa geri dönüyorum 5 dakika daha yatmak için. O 5 dakikalarda hiçbir zaman uyuyamadım, kalktığımda fazla karışmıştım hayata, kafam doluydu artık, geçmiş olsundu. Ama yine de 5 dakika için giriyorum yatağa, aklıma daha iyi bir şey gelmiyor.

İcabında, 5 dakikalarla idare ediyorum.

(bir çiçekçi tezgahının yazdırdığı)

bir şehirde yaşayıp yaşamayacağını görmek için koşturmadan durmak lazım

çiçek almak, çiçek götüreceği bir yeri olmak
bisiklete binmek
bir akşam bir adamın elini tutmak ve ne söyleyeceğini, nasıl söyleyeceğini düşünmeden konuşuyor olmak lazım
konuşması lazım
düşündüğü dilde insanın

insan, düşündüğü dilde insan en çok.
Fotoğraf: Ekim 2010, Earls Court, İngiltere

50

Valla 50 olmuş. Önemli olan nicelik değil nitelik ama. Artı google reader var falan. Olsun lan :)

***

Güzelyalı'ya doğru bizim için küçük ama takalar için büyük bir hızla ilerleyen feribottan selamlar. Road Trippin' gibi bir başlık atılası bir yazı mıdır bu dedim, sonra olmadığına karar verdim çünkü ally'lar favorite değil. Anladınız siz onu. En azından hepsi değil ama yine de tahtaya vuralım, başkalarının iş arkadaşlarını düşününce...

Çeşme'de bir toplantıyı bahane ettik, erken gidiyoruz. Şunu iki cümlede yazasım vardı, oha lan ne gezegen oldun filan dersiniz mazallah. Bu benim gezegenliğim değil, zaten insan Çeşme'de toplantı düzenliyorsa insanlar ya erken gitsin, ya da sonunda izin alsın diye yapıyordur, yanlış mıyım?

Hah işte, biz ikisini de yapıyoruz. Bozcaada'yı da böylece görmüş olacağım ve çok mutluyum. Umarım bir bisiklet bulurum kendime orada, ve bisiklete binecek fırsat. Fırsattan bol ne var diyebilirsiniz ama kazın ayağı öyle değil, ayık gezmek planlarım arasında yok ve hatırlayabildiğim kadarıyla daha önce sarhoş kafayla bisiklete binmedim. Heybeli hadi avucumun içi, ama Bozcaada'da trafik var yahu. Araba var, atın altında kalmamak yine bi derece ama araba tehlikeli.

Gülse Birsel'in repliğini çalacak olursak "Aayh, hayat çok zor!"

***

Şimdi bir raporu finalize etmem lazım izninizle. Zira dünyayı kurtarıyoruz. Yaptığımız şey, yaptığımızı anlatıp, gittiğimiz yere gitmek için harcadığımız paraya değdiğini kanıtlamak oysa ki.

Hala uçak bileti alırken, cebimden beş kuruş çıkmamasına rağmen bakıyorum ne kadar olduğuna ve üzülüyorum harcanan o paraya. Samimi olarak üzülüyorum.

Bir şey diyeyim mi, buna benim gibi üzülen bir çocuk yetiştirmek istiyorum. Emniyet şeridinden gidenlere kızan bir çocuk. Biri sırasını çaldığında buna sinirlenen bir çocuk (mümkünse hakkını da arasın ama). Tabağında pirinç tanesi bırakmayan bir çocuk. Bana benzesin demiyorum, birçok açıdan benzemesin. Kuralcı bir manyak olsun demiyorum, olmasın. Benim de boston legal olduğum söylenemez ya, benim kadar bile kuralcı olmasın isterse. Esnetsin olabildiğince. O da tepkili olsun, tepkili ve bundan dolayı içten içe gururlu olsun.

Şunu desin: "... ben, son derece önem verdiğim o tepkimin 'uysallaştırılmasını', 'sakinleştirilmesini', 'evcilleştirilmesini' istemiyorum. Tam tersine çirkinliklere, yozlaşmaya, ikiyüzlülüğe benim gibi tepki gösteren insanların sayısının artmasını bekliyorum. Ama bu bekleyişi sürdürürken daha fazla yıpranmaktan korkuyorum."

(rica etsem saçımı okşar mısınız?dan)

Korksun, çok rahat olacağına, biraz korkacak kadar vicdan sahibi olsun.

Umarım...

Bisiklete binsek ya?

Bekledim ve gördüm ihtiyacım olanı
Biraz şans ve bir bisiklet
...
Bas pedala bak gökyüzüne
Seni bekleyen başka bir adam var
Görsel için buraya, bütün eller havaya.
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!