... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

Once etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Once etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Mesela Örovizyon İçin Yazı





Bu oldu. Yazdıklarım benim önüme geçti sonunda, ama yazmadan da yaşayamıyorum, eh napalım, böyle olsun madem. Daha azına razı olmayacağımızı da önceden belirtmiştik.

Telefonlar 10 tane kısa mesaj saklayabiliyorken, 8 tane mesaj alanı bende mutlaka dolu olurdu. Onlar hep orada dururdu. Daha güzeli/komiği/daha güzel bir insandan geleni olursa, eskilerden birini siler, o yeni olanı saklardım. Eşyada da böyle huyum, ama yazılanlarda daha fazla. (Keşke insanların da daha güzeli geldiğinde birkaç tanesiyle olan anıları -ki bu anılar bizim hayalkırıklıklarımızdı- çöpe atabilsek). Şimdi... Muhabbette öyle bir yere kadar geri gidebiliyorum ki zaten oradan sonra gördüğüm, zoraki olmayan bir şey yok.  Benim dürüstlüğüm, tatlılığım, eşdüşüncenin çekiciliği falan geçmişte kalmış. İki günde geçmişte kalan -bunu biliyor(d)um- o yüzden daha söylenirken bel bağlayamadığım, ne güzel insanlar ne güzel düşünüyorlar hakkımda diyemediğim şeyler bunlar. Neden böyle dediğimi de açıkladığım üstelik. Kendimi yeterince açık ifade ettiğimi sandığım...

Haklarında karar vermem daha kısa sürüyor sonunda.
"Sevmek bir ömür sürer, 'bundan bişi olmaz' demek bir dakika"

///

Bir ergen deyişi vardır, "Gururun biterse geri dönme, çünkü senin gururunun bittiği yerde benimki başlayacak!" diye. Uyarlamak gerekirse, "geri dönün ya da dönmeyin, sizin ilginizin bittiği yerde benim merakım başlayacak!" Geçmiş zaman, geniş zaman, öngörülen gelecek zaman.

Kalbimin azıcık kırıldığını inkar etmiyorum. Belki çatır çutur kırılmıyor, ortadan ikiye ayrılmıyor ama kıyısından köşesinden kaybediyor işte. Kalbim küçülüyor. Her yıl Kıbrıs adası kadar kalbi erkeklere döküyorum.

Şimdi abartayım biraz, merakımın başladığı her sefer yaptığım gibi, çok şairane oluyor bak:

İnsanlardan çok büyük beklentilerim var.
Mesela vapura binmelerini bekliyorum.
... and point it home.

(~09 Ağustos 2013, Heybeliada)

*Hala Once'ı izlememiş olmayın lütfen. Sizin için söylüyorum.
Hem, bundan sonra gelen şarkı da güzeldir. Daha oralara gelemedik.

Görsel: Zeyyat Selimoğlu - Yavru Kayık kapak çizimi

once.

, and if you have something to say
you'd better say it now

i wonder if you could ever despise me
when you know i really try to be a better one
to satisfy you for your everything to me
and i’ll do what you ask me

if you’ll let me be...
free

so, if you want something
and you call, call
then i'll come running to fight,
and i'll be at your door
when there's nothing worth running for

the volunteer is slowing down

and taking time to save himself
(...)


so plant the thought and watch it grow

wind it up and let it go


i'm on my knees in front of him


but he doesn't seem to see me

with all his troubles on his mind

he's looking right through me

(...)



looking at you leaving, i'm looking for a sign...

work, work, brighten the corners that will never see

untangle the thoughts that you know what they mean

~i hope that the answer doesn't come too late~

and what chance had we got when you missed every shot for me

and in the morning when you're turning, i'll be out of reach
and in the darkness when you find this, i'll be far to sea


take this sinking boat and point it home
we've still got time

.

Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!