... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

Paranoya

Birden, herkesin blogumu okuduğu paranoyasına kapıldım. Bir el sıktı akciğerlerimi, içindeki tüm havayı boşalttı.

***

Bir kişiyle çıkmadım ben ama eski sevgilim diye bahsettiğim bir kişi var. Diğerleri için ne acayip, dimi; oysa çoğu insan kendisini eski sevgili zanneder. Ben dahil. Neyse, uzun zamandır konuşmadık eski sevgilimle, artık ortak alanlarımızdan elini ayağını çekmişti, hani benim tepemi attıran beraberken-burun-kıvırdığı-okasyonlara-yalnızken-koşa-koşa-gitme-halinden çıkmıştı; Allah korusun ama ölse haberim olmayacağını düşünüyordum ki birileri evlendi, birileri o süper bekarlığa veda için teşekkür etti, fotoğrafları oraya buraya düştü, ölmediğine emin oldum. Güzel.

Yine de elim telefona gitmiyor.
Bir yerlerde bir şeylerin bittiğine nasıl emin olunacak?

Geçenlerde rüyamda onu gördüm. Bana yeni bir sevgilisi olduğunu söyleyememişti ve ben öğrenmiştim. Gerçekte olsa da öğrenirim ben gibime geliyor. Dünya küçük, İstanbul ise özellikle sevgilisi olanlar için, cebe sığacak büyüklükte. Rüyamda sevindim, gerçekte olsa da sevinirim gibime geliyor.

Bir yerlerde bir şeylerin bittiğine, ancak böyle emin olunur. Bana bunu söylemekten imtina ettiğine üzülürüm sanırım en çok.

Uyandım, içim sıkıldı. Onu aramak bir görevmiş gibi hissettiğimden, özleyişimi yanlış anlarmış gibi geldiğinden, aramadığımdan mı sıkıldı içim; ya o gerçekten manita yaptıysa ben yalnızım diye mi sıkıldı, bencilce, yoksa rüyamın gerçek olma ihtimali her gün arttığından mı... Bilmiyorum. İçim sıkıldı işte.

Ama yine de elim telefona gitmedi.

***

Pınar'a gönderdim o ve sevgilisi için yazdığım "Kutlama" yazısını. Bir şey sormuştum ona, hikaye olabildiğince gerçek gitsin diye; ben olduğumu anlamamıştı. Bugün hikaye için teşekkür ederken, "sonradan fark ettim sen olduğunu" dedi. Fark etmesini beklemiyordum. Yazmanın hayatımdaki yerini bilen kaç kişi var; çok yakınlarımdan ve beni tanımayan okurlardan başka?

Özellikle gizlenmiyorum, bir sürü insana belli kim olduğum. Ama hiç okumadıklarını düşündüğüm insanlar var. Benim, Million Dollar Baby misali One Year Crush'ım, örneğin. Neden okusun, ya da nereden bilsin ki, diye düşündüm hep. Oysa ki ortak bir noktamız vardı ve o ortak nokta, yazmakta olduğumu biliyordu. Söylemiştim, göstermiştim; çünkü başka türlü anlatamamıştım.

Taşlar yerine otururdu, böyle olsaydı.

***

Derin bir nefes alırken üzülecek ya da panik olacak hiçbir şeyim olmadığını düşündüm; ben ki keşke şunu da söyleseydim dediğim hiçbir şey kalmamıştı eski sevgilime; ben ki neredeyse, neredeyse karşısına dikilecektim birilerinin, ne cevap alacak olursam olayım. Tutun beni, dercesine tutmayın, gidiyorum dedim. Tuttular. Bitti.

Okunup tepki almıyorsam, yazdığımın etkisini sorgularım sadece. Sadece bu. Ama biliyorum aslında, metus'un şahane sorusu, bir yazı, bir kızı size aşık edebilir mi retorik bir sorudur. Cevabı benim gibi naçizaneler için çok bellidir, konuşmaya bile gerek yoktur. Üstelik, konuşmaya bile gerek olmayan anlar çok azdır benim hayatımda.

Nefesimi verdim, akciğerlerimi bıraktı el.

0 yazmadan duramayan var!:

Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!