İnsanoğlunun kaderi mi acaba "alışmak?"
Biri sırtını sıvazladığında hıhh demek, biri ödül verdiğinde aman sen de, demek; altında bir şey aramak...
Bir parmak bal gözüyle bakmak her şeye, küçümsercesine.
Ne kadar çabuk önemini kaybediyor bazı şeyler, büyüdük de ondan mı, tüm bunlar bizim için/içimizde gerçekten önemli değil de ondan mı, bilmiyorum ama bir bayramlık ayakkabıyı veya sevdiğimiz birini alıp içimize sokasımız gelmiyor artık. Çabucak önemsizleştiriyoruz, anın değerini bilme ihtiyacı duymadan ve sanki yine eskiteceğimiz bir şeyin peşinden koşuyoruz hemencecik. Hemen ama! Hiç zaman kaybetmeden!
Oysa ki tüm kişiler, tüm işler aynı; sadece dört elle sarılmak gerekirken kaçmak daha mı kolay geliyor bize acaba?
Öyle veya böyle. Ben kendime bakıyorum, artık bir şeyler değişti. Artık minnettar olması gereken ben değilim; öyle görüyorum. Kibir değil, farkındalık.
Bir parmak bal, veya bir parmak bal parası.
Ve ben hiç ikna olmadım.
Bir Şarkı Olsam
5 hafta önce