... yazı kalır.

bellatrix begins: batman gibi değil, anka kuşu gibi!

kaçsam bırakıp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kaçsam bırakıp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bir Parmak Bal

İnsanoğlunun kaderi mi acaba "alışmak?"

Biri sırtını sıvazladığında hıhh demek, biri ödül verdiğinde aman sen de, demek; altında bir şey aramak...

Bir parmak bal gözüyle bakmak her şeye, küçümsercesine.

Ne kadar çabuk önemini kaybediyor bazı şeyler, büyüdük de ondan mı, tüm bunlar bizim için/içimizde gerçekten önemli değil de ondan mı, bilmiyorum ama bir bayramlık ayakkabıyı veya sevdiğimiz birini alıp içimize sokasımız gelmiyor artık. Çabucak önemsizleştiriyoruz, anın değerini bilme ihtiyacı duymadan ve sanki yine eskiteceğimiz bir şeyin peşinden koşuyoruz hemencecik. Hemen ama! Hiç zaman kaybetmeden!

Oysa ki tüm kişiler, tüm işler aynı; sadece dört elle sarılmak gerekirken kaçmak daha mı kolay geliyor bize acaba?

Öyle veya böyle. Ben kendime bakıyorum, artık bir şeyler değişti. Artık minnettar olması gereken ben değilim; öyle görüyorum. Kibir değil, farkındalık.

Bir parmak bal, veya bir parmak bal parası.

Ve ben hiç ikna olmadım.

Merhaba meyhaneci...



Meyhaneye gitmek istiyorum ben. Şimdi sorsanız bana hangi dönemde yaşamak isterdim diye, en klişe Lale Devri cevabının üstünden atlayıp Meyhaneler Devri derim. Meyhane dediğim, hani şu Ramiz-Kenan flashbacklerinde gördüğümüz, içinde sanat müziği söylenen ve rakı içilen mekan. Gazino da olabilir adı, ama janjanlı ışıklar ve assolist kıyafetleri olmasa da olur. Hatta olmasın. Şakşak olmasın, göbek atma olmasın (Bir "Mazi Kalbimde Yaradır" tangosu ötesine geçmesin danslar), tef olmasın, yar saçların lüle lüle olmasın, ayva çiçek açmasın, yaz gelmesin.

Kış olsun meyhanede hep, içeri giren herkes rakının buzuyla ısınsın.

Mesela ben istiyorum ki mezesi güzel, rakısı güzel, kafası güzel bir yer olsun ve Dilek Türkan söylesin bir köşede "kaçsam bırakıp senden uzak yollara gitsem". Bu bir konser olmasın ama canlı canlı olsun; öyle kablodan, hoparlörden değil. Dijitallik aşkı öldürmesin.

İstiyorum, olmaz mı?


Meseret'in eski haline döneceği umuduyla

(Kasım 2010, İstanbul)
Related Posts with Thumbnails

bencileyin

Fotoğrafım
iyiyim, kötüyüm, mutluyum, mutsuzum, güzelim, çirkinim - herkes kadar. çok şey bilir, her şeyi hatırlarım; çöp beyinliyimdir. bana alttan bakarsanız bir tanrı görürsünüz (temsili). müzik dinlerim, sadece yalnızsam veya sarhoşsam bağıra bağıra eşlik ederim; yoksa insanları düşünürüm aslında. ve severim. insanları severim; bazı insanları daha fazla, bazılarını çok çok fazla, boyumdan büyük severim. sonracıma, okurum. bir de yazarım; iyi, kötü, mutlu, mutsuz, güzel, çirkin - herkes kadar.

basılı materyalin hastasıyım!

read the printed word!